Yolda Tek Başına

Mayıs 22, 2018 mecitomurozturk 0

Yirmi dört saat süren otobüs yolculuklarının hatırasına… Eski bavulun bir köşesinde sıkışıp kalmış, yıpranmış bir fotoğrafa ilişir gözü. Bellidir bir otobüs penceresinden çekildiği… Kaybolmuş atlardan […]

Karda Tek Başına

Aralık 15, 2017 mecitomurozturk 0

Karda Tek Başına O şehir bizim yazgımızdı. Şehrin sokaklarına inen ayaz, daha iyiydi evlerdeki yoksul sobalardan; daha iyiydi gökyüzünden dökülen karları düş kurarak seyretmek… Kaderi […]

Alıntılar

Eylül 25, 2017 mecitomurozturk 0

Kederimizi arttıran, kedersiz zamanlarımızla yaptığımız mukayesedir. Acımızı arttıran, acıya karşı dayanma gücümüzü azaltan, ıstıraplarımızın ateşini yükselten eski mutluluklarımızla yaptığımız kıyaslardır. Kıyas Tesellisi, Syf. 22 Arabanın […]

Dervişin Teselli Koleksiyonu

Eylül 21, 2017 mecitomurozturk 0

Kederli günlerden geçen derviş, rüya âleminde bir adaya uğrar. Gördüğü şey mucizevidir. Peygamberler, veliler, âlimler ve filozoflar bir halka şeklinde oturmakta ve anlaşıldığı kadarıyla birini […]

Hadisene Aysel Öğretmen

Eylül 21, 2017 mecitomurozturk 0

Vilayetten kasabaya yaklaşan trende, “Ne dikiliyorsun hadi be kardeşim!” demenin hazzına varabilmek için, hangi kapıdan daha kalabalık bir iniş olur, diye keşfe çıkmış bir kişi […]

Kitap Teselli Demektir

Eylül 18, 2017 mecitomurozturk 0

Kitap Teselli Demektir “Dervişin Teselli Koleksiyonu” Hayykitap etiketiyle raflardaki yerini aldı. Kadim teselli ustalarıyla, teselliye muhtaç gönülleri buluşturan kitabın yazarı Mecit Ömür Öztürk’le bir araya […]

Freud Ağladığında

Temmuz 20, 2016 mecitomurozturk 0

Şirketimizin prensibi, rüyayı -içeriği ne olursa olsun- iyiye yormaktır. Müşteri memnuniyeti esastır. Mutlu müşteri, her şeydir. Bu ilke için ihlal edemeyeceğimiz sınır yoktur. Müşterimiz rüyasında […]

Devre Dışı

Ağustos 14, 2015 mecitomurozturk 0

Uyandığımda sebep-sonuç ilişkisi kuramıyordum. Karışıklıklar daha hastanedeyken başladı. Benimle ilgilenen doktoru kendim sanıyordum. Doktor odadan ayrılınca, onun “ben” olmadığımı fark edip yanımda yatan hastayı kendim […]

Arayış

Mayıs 19, 2015 mecitomurozturk 0

Hakikati arıyordu. İki bilge arasında kalmıştı. Hangisine tâbi olacağına bir türlü karar veremiyordu. Her gün bir bilgenin dergahına uğruyordu. Birinci bilge “korku”, diyordu, sizin azığınız. […]

Soba ve Anne

Nisan 27, 2014 mecitomurozturk 0

İlkokul öğretmenim Gülsen Askeroğlu’nun ardından… Göle’nin yüzüncü yıl ilkokulu, dünyanın en büyük binasıydı. Öğretmenimiz, dünyanın en büyük bilgesiydi.  Göle, şehirlerin en büyüğüydü. Kış, kışların en […]

Parmaklarımdaki ruhsuz yara

Eylül 1, 2013 mecitomurozturk 0

Sabah uyanıp, asansörün kapısına gelene kadar, aceleci bir şehir hayatının içerisinden, yine her zamanki dalgınlığımla geçtim. Geç kalınmış bir randevu, birikmiş işlerin baskısı ve kendisine […]

İşten Eve Dönmeyen Yüz Çizgilerimiz

Ocak 1, 2013 mecitomurozturk 0

İşten Eve Dönmeyen Yüz Çizgilerimiz İşten eve dönüyorum, yorgun insanların otobüsüyle. Aşinayız birbirimize. “Hatırladım sizi” diyoruz birbirimize bakışlarımızla… “Yükünü kaldıramamış narin boynunuzdan, birazdan camlara yaslanacak […]

Erdal Durak’ın Dükkanı

Temmuz 1, 2010 mecitomurozturk 0

Hölderlin, ‘insan yeryüzünde şairane oturur’ der. Erdal Durak da o şehirde şairane oturuyordu. Erdal Durak’ın vefat haberini aldığımda hemen bir yazı kaleme almayı düşünmüştüm. Bunu bazı nedenlerle yapamadım. “Göle’nin sesi sustu” […]

Yalvarırım vurma!

Şubat 1, 2010 mecitomurozturk 0

Onunla sahil kenarında, arkasında türbelerin olduğu bir çay ocağında buluşuyorduk. Nereden geldiğini bilmediğimiz ney sesini dinliyorduk. Durmadan bana kendisi ile ilgili bir şeyler anlatıyordu. Bu […]

Artık yazmayacağım!

Kasım 1, 2009 mecitomurozturk 0

Gazeteci dostum yol arkadaşım Cihan Güner’e… “Okur doğru söylüyor: “Ne yazıyorsun birader? Ne anlamı var yazdıklarının? Ülkenin onca sorunu varken, uyduruktan birkaç afilli sözcükle donattığın […]

İyiydi o kutsal üşüme!

Eylül 22, 2008 mecitomurozturk 0

O YERLERDE SESSİZLİK, geleneksel bir kış alışkanlığıydı. O şehir bizim kaderimizdi. Şehrin sokaklarına heybetle inen ayaz, daha iyiydi evlerdeki yoksul sobalardan; daha iyiydi gökyüzünden dökülen […]

Sayıklamalar

Şubat 11, 2008 mecitomurozturk 0

Burası neresi, buraya neden geldim, burada kaç gün, kaç gece geçirdim? Yaşadığım hiçbir şeyi hatırlamıyorum. Başımı yastıktan kaldırmak mı? Keşke bunu hiç denemeseydim. Aynı tonda […]

Bir köy minibüsünde  beklerken

Aralık 30, 2007 mecitomurozturk 0

Seni soğuk ve eski bir köy minibüsünde bekliyorum. Buradakiler seni tanımaz ama beklemeye karşı saygılıdırlar. Beklemekte söz yoktur; içinde sözün geçtiği hadiseleri sevmez köylüler. Her yeni gelenin farkındadırlar ama […]

Karda ayak sesleri

Eylül 9, 2007 mecitomurozturk 0

Bu sözünüzü hiç unutamadım sizin… Bu sözü duymak için öyle beklenmedik bir andı o an… Bu sözü söylemek için öyle beklenmedik birisiydiniz siz. Gerçi siz […]

Zemin kat çiçekleri

Ocak 1, 2007 mecitomurozturk 0

(Apartmanlarda, toprak seviyesinin altındaki zemin katlarda yaşayan çiçek yüzlü çocuklara!.) Köylü çocuklarında bir çalkantı vardır. Çalışırken öyle fazla çalışır, okurken öyle can havliyle okursun ki, […]

Narsist kentin yanan çocuğu

Şubat 1, 2002 mecitomurozturk 0

Eski bir İstanbul gerçeği… Zenon, oğlu II. Leon’u öldürtüp tahta oturdu. 491 yılında Zenon’un rahatsızlanıp komaya girmesi üzerine öldüğü ilan edildi. Canlı canlı bir taş […]